Turkish/List of Phrases

From Wikibooks, open books for an open world
< Turkish
Jump to: navigation, search

Some phrases[edit]

How are you? => for singular & informal: Nasılsın? , for plural & for formal: Nasılsınız?
Thank you, I'm fine, and you? => Teşekkür ederim, iyiyim, ya siz?
I'm fine too, thank you,=> Ben de iyiyim, teşekkür ederim.

How old are you? => Kaç yaşındasın? (informal)
I'm twenty-five. => Yirmi beş yaşındayım.

Are you married? => Evli misiniz?
No, I'm not married. => Hayır, evli değilim.
Yes, I'm married. => Evet, evliyim.

Do you have children? => Çocuğunuz var mı?
No, I do not have children. => Hayır, çocuğum yok.
Yes, I have children. => Evet, çocuğum var.

What are you doing? => Ne yapıyorsun? or colloquially (shorter) N'apıyorsun?
Note, however, that both these sentences are informal
What are you doing today / tonight? => Bugün / Bu gece ne yapıyorsun?
Shall we (Let's) go to the cinema? => Sinemaya gidelim mi?

What time is it? => Saat kaç?
It's one o'clock. => Saat bir. or Bir.
It's two o'clock. => Saat iki. or İki.
It's three o'clock. => Saat üç. or Üç.
It's four o'clock. => Saat dört. or Dört.
It's five o'clock. => Saat beş. or Beş.
It's six o'clock. => Saat altı. or Altı.
It's seven o'clock. => Saat yedi. or Yedi.
It's eight o'clock. => Saat sekiz. or Sekiz.
It's nine o'clock. => Saat dokuz. or Dokuz.
It's ten o'clock. => Saat on. or On.
It's eleven o'clock. => Saat on bir. or On bir.
It's 12 o'clock. => Saat on iki. or On iki.

It's 12.30. => Saat yarım. or Yarım.
It's 1.30. => Bir buçuk. i.e half is buçuk
It's 2.30. => İki buçuk.
It's 3.30. => Üç buçuk.
It's 4.30. => Dört buçuk.
It's 5.30. => Beş buçuk.
It's 6.30. => Altı buçuk.
It's 7.30. => Yedi buçuk.
It's 8.30. => Sekiz buçuk.
It's 9.30. => Dokuz buçuk.
It's 10.30. => On buçuk.
It's 11.30. => On bir buçuk.

It's 12.15. => On ikiyi çeyrek geçiyor. i.e. quarter passes = çeyrek geçiyor
It's 1.15. => Biri çeyrek geçiyor.
It's 2.15. => İkiyi çeyrek geçiyor.
It's 3.15. => Üçü çeyrek geçiyor.
It's 4.15. => Dördü çeyrek geçiyor.
It's 5.15. => Beşi çeyrek geçiyor.
It's 6.15. => Altıyı çeyrek geçiyor.
It's 7.15. => Yediyi çeyrek geçiyor.
It's 8.15. => Sekizi çeyrek geçiyor.
It's 9.15. => Dokuzu çeyrek geçiyor.
It's 10.15. => Onu çeyrek geçiyor.
It's 11.15. => On biri çeyrek geçiyor.

It's 11.45. => On ikiye çeyrek var. i.e. it's quarter to = çeyrek var
It's 12.45. => Bire çeyrek var.
It's 13.45 (or 1.45). => İkiye çeyrek var.
It's 2.45. => Üçe çeyrek var.
It's 3.45. => Dörde çeyrek var.
It's 4.45. => Beşe çeyrek var.
It's 5.45. => Altıya çeyrek var.
It's 6.45. => Yediye çeyrek var.
It's 7.45. => Sekize çeyrek var.
It's 8.45. => Dokuza çeyrek var.
It's 9.45. => Ona çeyrek var.
It's 10.45. => On bire çeyrek var.

It's 12.05. => On ikiyi beş geçiyor.
It's 1.10. => Biri on geçiyor.
It's 2.20. => İkiyi yirmi geçiyor.
It's 3.25. => Üçü yirmi beş geçiyor.
It's 4.05. => Dördü beş geçiyor.
It's 5.10. => Beşi on geçiyor.
It's 6.20. => Altıyı yirmi geçiyor.
It's 7.25. => Yediyi yirmi beş geçiyor.

It's 11.35. => On ikiye yirmi beş var.
It's 12.40. => Bire yirmi var.
It's 13.50. => İkiye on var.
It's 2.55. => Üçe beş var.
It's 3.35. => Dörde yirmi beş var.
It's 4.40. => Beşe yirmi var.
It's 5.50. => Altıya on var.
It's 6.55. => Yediye beş var.
It's 7.35. => Sekize yirmi beş var.
It's 8.40. => Dokuza yirmi var.
It's 9.50. => Ona on var.
It's 10.55. => On bire beş var.


Where is the (train) station? => İstasyon nerede?
What time does the train to Ankara leave? => Ankara treni ne zaman kalkıyor?

What is the weather like? => Hava nasıl?
The weather is very good today => Bügün hava çok güzel.
It's rainy => Yağmurlu. It's cloudy => Bulutlu. It's sunny => Güneşli.

What did you learn? => Ne öğrendin?
Where did you learn Turkish? => Türkçeyi nerede öğrendin?
Your Turkish is very good. => Türkçen çok güzel.
I plan (intend) to take a Turkish course in Istanbul. => İstanbul'da Türkçe kursuna katılmak niyetindeyim.

I have to go now. => Şimdi gitmem lazım.
We have to go. => Gitmemiz lazım.
Where do you want to go? => Nereye gitmek istiyorsun?
I want to go home. => Eve gitmek istiyorum.

May I take this? => Bunu alabilir miyim?
Yes, of course. => Evet, tabii.

Where have you been on holiday? => Tatilde neredeydin?
I love Turkey very much. => Türkiye'yi çok seviyorum.
What did you see? => Ne gördün?

More phrases[edit]

Translation Phrase IPA
hello merhaba meɾhaba
welcome hoş geldiniz hoʃ gʲeldiniz
good morning günaydιn gʲynajdɯn
good afternoon iyi günler iː gʲynleɾ
good evening iyi akşamlar iː akʃamlaɾ
good night iyi geceler iː gʲedʒeleɾ
good bye hoşçakal/hoşçakalιn hoʃtʃakal/hoʃtʃakalɯn
please lütfen lytfen
thank you teşekkür ederim teʃekʲyɾ edeɾim
thanks teşekkürler teʃekʲyɾleɾ
how much ne kadar ne kadaɾ
English İngilizce iŋgilizdʒe
Turkish Türkçe tyɾktʃe
yes evet evet
no hayιr hajɯɾ


You can give your feedback about this page on the talk page.